2.sayfa

1. Defter 39 Okunma

Padişahın hasta cariyeye âşık olması ve onun sağlığı için çare araması

Ey dostlar! Dinleyiniz. Bu hikâye gerçekte bizzat bizim durumumuzu ortaya koymaktadır.
Bundan önceki bir zamanda bir padişah vardı. Din ve de dünya mülküne sahipti.
Tesadüfen bir gün bu padişah, avlanmak için yakın adamlarıyla ata bindi.
Padişah ana yolda bir cariye gördü ve bu cariyenin kölesi oldu.

Can kuşu kafeste çırpınınca mal verdi, bu cariyeyi satın aldı.
Onu satın alıp nasiplendi; ancak bu cariye kazara hastalandı.
Birinin eşeği vardı, semeri yoktu; semer buldu, eşeği kurt kaptı!
Testisi vardı, su bulamıyordu; suyu bulunca testinin kendisi kırıldı.

Padişah sağdan soldan hekimleri toplayarak dedi: "İkimizin canı sizin elinizdedir.
Benim canım kolaydır, canımın canı odur. Dertli ve âcizim, dermanım odur.
Canıma derman bulan kişi hazinemi, inci ve mercanımı kazanacak."

Hepsi ona dedi: "Canımızı tehlikeye atalım, anlayışımızı toplayıp bir araya getirelim.
Her birimiz bir dünya Mesîh'idir. Elimizde her elem için bir merhem vardır."
Kibirlerinden "Allah dilerse" demediler, Allah da onlara beşerin âcizliğini gösterdi.
İstisna bırakmamaları gönüllerindeki katılıktandır, yoksa amacım görünüşteki inşallah demek değildir.

Nice sözünde istisna getirmeyenin canı, istisnanın canıyla birliktedir.
İlaç ve tedaviden ne yaptılarsa hastalığı arttı ve ümit gerçekleşmedi.
Bu cariye hastalıktan kıl gibi oldu. Padişahın gözü, kanlı gözyaşıyla ırmak gibi oldu.
İlahî takdirle sirkengebin safrayı artırdı; bademyağı kuruluk yaptı.
Helileden peklik oldu, ishal kesildi; su, neft/petrol gibi ateşe yardımcı oldu.

Hekimlerin cariyeyi tedaviden âciz olduklarının anlaşılması, padişahın Allah'ın huzuruna yönelmesi ve rüyada bir veliyi görmesi

Padişah bu hekimlerin âcizliğini görünce yalın ayak camiye koştu.
Camiye gitti, mihraba yöneldi. Secde yeri, padişahın yaşlarından suyla doldu.
Yokluğun derinliğinden kendine gelince övgü ve dua için güzelce söze başladı:
"Ey en küçük bağışı dünya mülkü olan! Ben ne diyeyim? Sen gizliyi bilirsin.

Ey her zaman ihtiyacımız için sığınak olan! Biz yine yolu yanlış tuttuk.
Fakat 'Sırrını bilsem de, onu hemen açığa çıkar' dedin."
Candan feryat edince bağışlama denizi coştu.
Ağlama esnasında uykuya daldı. Rüyasında bir yaşlının ortaya çıktığını gördü.

-Yaşlı- dedi: "Ey padişah! İsteklerin uygundur. Yarın sana bir yabancı gelirse, bizdendir.
Mahir bir hekim olan bu kişi geldiğinde, ona güven. Çünkü o, emin ve doğru bir kişidir.
İlacında mutlak sihri gör; mizacında Hakk'ın kudretini gör."

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa